Kategoriler
Psikoloji

Küresel Salgın ve Psikoloji

Yaşadığımız modern yüzyıl içerisinde kendimizi şehrin temposuna kaptırarak bir ömür geçiriyoruz. Arabayı boşa almak gibi desem yanlış bir örnek olmaz sanırım. Sevdiklerimiz yaşlanıyor, çocuklarımız büyüyor. Bazen yakınlarımızı kaybediyoruz. Kayıplarımızdan sonra bir süre duruyor ve ölümü düşünüyoruz. Sonra alarmı kurup uyuyor ve rutin günlerimize tekrar başlıyoruz. Sanki hiç yakınlarımızı kaybetmemiş gibi sanki hiç ölüm yokmuş gibi…

Şimdi önümüzde küresel bir salgın var. Böylesine bir hastalık uzun zamandır görülmemişti. Ölüm adeta tüm belirsizlikleriyle karşımızda dimdik duruyor. Bazen bir nefes kadar yakınımızda olduğunu düşünüyor, ürperiyoruz. Bazense yine hiç ölmeyecekmişiz gibi savruluyoruz şehrin sokaklarına. Bildiğim tek bir şey varsa o da insanın asla belirsizliklere katlanamayacağıdır. Bu hastalık ve hastalığa dair her şey tam bir belirsizlikler kümesi. Aldığımız her yeni bilgi eskisini çürüten bir özelliğe sahip. Kaygıyla baş etmek her geçen gün daha da zorlaşıyor. Toleransımızın düştüğünü görüyorum. İnşa ettiğimiz saraydan uzaklaşıyor, kendi özümüzle baş başa kalıyoruz ve bu da kaygımızın biraz daha fazla yükselmesine neden oluyor. Ne zamandır özümüzle yalnız kalmak bizim kaygımızı yükseltiyor acaba? Bu sorunun cevabını Erich Fromm verseydi; yüzyıllar önce doğadan uzaklaşarak anksiyete (kaygı) bozukluğumuz başladı diyeceğine eminim.

Rutin günlerimizi yaşarken en azından bazı boş zamanlarımızda gözlerimizi iç dünyamıza bakmak ve kulaklarımızı iç dünyamızın sesini dinlemek için kullansaydık, bugün bu salgının da özümüzün de bizi bu kadar fazla kaygılandırmayacağını düşünüyorum. Şimdi ne yaşıyorsun? Sevdiğin insanı öpmeye bile korkuyorsun. Öpmek ne kelime, ona dokunmak bile seni kaygılandırıyor. Sahi en son sevdiğin insanları ne zaman öptün? Onlara en son ne zaman sarıldın? Düşünmemiş olabilirsin, sana hak veriyorum. Şundan da eminim ki bu konu hakkında bir gönderi beğenmiş veya sevdiklerin yan odadayken sen bir içerik paylaşmışsındır. Kaç kişi beğendi?

Şimdi bu sevgi gösterilerinin sırası değil. Fakat salgını başarıyla yendiğimizde lütfen sevdiklerini unutma, rutin günlerine geri dönme, ölümü hatırla ama kaygılanma. Önünde sevdiklerine bol bol sarılacağın günler seni bekliyor olacak.

Psikolog Reyhan FEDA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir